Pages

Categories

Ara



Zengin Milletlerin Fakir Bekçileri

Zengin Milletlerin Fakir Bekçileri

5 Kasım 2014
3. Kademe, Genç Düşünce Platformu, Öğrenci Yazıları
Henüz yorum yapılmamış

Geçenlerde gözüm evimizin kitaplığına ilişti. Bizim evimizde hatırı sayılır miktarda kitap var. Bu kitaplar iki kitaplık olarak bölünmüş durumda. Birincisi ortak alan, yani büyük kitaplık. Orda her tür roman, hikaye, deneme, biyografi hatta kişisel gelişim kitapları bile bulunur. Bize nefes aldıran kısım burasıdır. İkinci grupta ise yalnızca test kitabı. Nefesimizi  daraltan kısım da burası.

 Ne diyordum, kitaplığa bakıyordum. Aslında kapağı hiç de ilgi çekici olmayan bir kitap gördüm. “Zengin Kıtanın Açlık Öyküsü Afrika”. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere kitap Afrika kıtası ile ilgiliydi. Gözüm başta reddetse de kafamı yine ona doğru çevirdim. Sayfalarını üstün körü geçtim. Ama bir yere gözüm takıldı ve öylece geçemedim. Hangi ülkeye baksam, dili kısmında ya İngilizce ya Fransızca ya da İtalyanca yazıyordu. Genel olarak da resmi dil için Fransızca yazılıydı. Hayrete düştüm. Kocaman bir kıta. Nasıl bu kadar asimile edilebilir? (Sanki hiç asimile olmamış bir diyarda yaşıyorum da şaşırıyorum. Benimki de iş hani.)

İlgimi çekmeyen bu kitap bir anda tüm araştırmacı yanımı harekete geçirdi. Ve her bir satırı dikkatlice okumaya başladım. Bir de baktım ki Afrika kıtası birçok ülkecikten oluşuyormuş. Mesela eskiden Habeşistan diye bilenen ve tek ülke olan topraklarda şimdi dört ülke, bir ülkenin de bir kısmı bu topraklara dahil. Peki, bu dört ülke hangileri? Cibuti, Somali, Etiyopya, Eritre ve Kenya’nın bir bölümü.Oysa biz Habeşistan’ın yeni ismini Etiyopya zannediyorduk, nerden çıktı bu diğer ülkeler!

Burada kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum çünkü burası konuyu kavrayabilmek için önemli.”Müslüman nüfus çoğunlukta olmasına rağmen misyoner faaliyetler sonucunda Etiyopya dünyaya Hıristiyan bir ülke imajıyla tanıtılmak istenmektedir. Zaten bütün tarih boyunca Habeşistan(Abysinnie) olarak bilinen ülkenin adı sömürgecilik döneminde Yunanca bir kelime olan ve “yanık yüz” manasına gelen “Ethiopie” kelimesiyle değiştirildi.” Bu cümlede bazı unsurların altını çizmek istiyorum ki bunlar: misyoner faaliyetler, Hıristiyan imajı ve en önemlisi de sömürgecilik dönemi.(Bu dönem nasıl bir dönem ise ne zaman başladığı tam olarak bilinmemekle beraber ne zaman biteceği de bilinmiyor. Oysa TDK’de dönem kelimesinin manası “bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre, sınırlı süre” olarak geçiyor.)Afrika kıtası ile ilgili fotoğraflara bakınca insan şaşırıyor.(Artık dehşete düşmüyorum.) Öyle bölgeler var ki kocaman bir toprak bütünlüğünü küçücük bir toprak parçası bozmuş.(Örneğin Senegal-Gambiya. Meraklıları büyük alim Hz. Google’dan bakabilir.) Ben de zannediyordum ki bunlar baştan beri farklı ülkeler. Hiç de değilmiş. İslam coğrafyası, küfrün elinde öyle bir tarumar edilmiş ki, yere düşen bardak gibi paramparça olmuş. Bir daha birleşmemecesine. Oysa küfür tek millet! Ve o tek millet devalılıklarını sağlayabilmek için bu topraklarda ne var ne yoksa sömürmüş. Dönmüş bir de efendilik taslamış. Bugünkü zenginliklerinin altında meğer Afrika’nın çok büyük önemi varmış. Ve bu önem hala devam ediyormuş Afrika’nın mecburi cömertliği sayesinde.

Afrika için söylenebilecek tek bir söz var.

Zengin milletlerin fakir bekçileri…

ZEYNEP DUR
GDP 3. KADEME



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>