Pages

Categories

Ara

Yola Çıkmak

Yola Çıkmak

22 Eylül 2014
Genç Düşünce Platformu, Horanta Dergisi, Öğretmen Yazıları
Henüz yorum yapılmamış

Yıl 2008. Mevsimlerden bahar. Her şeyde bir kıpırdanış. Tabiat henüz uyanıyor. Toprağın bağrından buhar ve kokular yükseliyor. Kurumuş köklere cansuyu yürüyor. Güneşin fısıldadığı ilahi muştuya gönlünü açmış bir tohum, diriliş türküsünü terenüm etmeye hazırlanıyor. Rabbani tecellilerin vecd halindeki coşkun raksına her şey eşlik ediyor. Sadece kendini kutsaldan koparıp betonlar içre yaşayan ve toprağın üzerine zift döküp ayaklarını tabii olandan mahrum bırakan kent insanı işine gidip geliyor. Tüm güzellikleri ıskalıyor.

İşte biz böyle bir yaz arefesinde taze bir bahar sonrasında hayata ve geleceğe ilişkin esaslı fikirlerimiz var diyen bir grup öğretmen ve öğrenci ile yollara düştük. Menziller tayin ettik. İlkeler belirledik. Yolun uzunluğundan, geçitlerin çetinliğinden dem vurduk. Sahici, hayırlı fakat nefsin hazzetmeyeceği sıkıcı işlerden bahsettik. Gücün kalabalıklardan değil hakka ve hakikate yaslanmasının gerektiğini ikrar ettik. Davası olanın hesabı olmaz dedik azmettik. Niyeti, içtenliği duayı ve illa ki aşkı azık olarak kuşandık. Hani demişler ya: “insanlar ikiye ayrılır; yola çıkanlar ve yoldan çıkanlar.” Biz de yola çıktık. İçimizden biri o gün şöyle demişti:

          - Yola çıkmak menzilin ta kendisidir.

Duygusaldık ama romantik veya melankolik değildik Hüznümüz ve kinimiz vardı. Çünkü meselemiz vardı. Gayretlerimizin yeterli olmayacağının farkındaydık. Zaman bizden yana değildi. Yarışmaları onlar düzenliyor, kuralları onlar koyuyordu. Ama olsun dedik:

          -Bazen kaybetmek kazanmaktır.

Biz zaferden değil seferden sorumluyuz dedik. Yola revan olduk. Cahit Zarifoğlu Ağabeyin dediği gibi: “Düştüysek ona bakarken düştük” dedik.

Gerçekçiydik; fakat determinist değildik. Sonuçları, sebeplerin ve şartların değil Allah’ın tayin ettiğine iman ediyorduk.

yola-cikmak2Yola çıkmak zordu; fakat yolda kalabilmek de daha kolay değildi. İç sesimizle savaştığımız yetmezmiş gibi dış seslerle de mücadele etmek zorunda kalıyorduk:

Sınav haftasında kitap mı okunurmuş? Her hafta 8 saatin üzerine bir buçuk saatlik kitap tahlili mi yapılırmış? Fen öğrencilerinin böylesine bir çalışmayla bu kadar yakından ilgilenmeleri doğru muymuş? Herkes tatildeyken güzelim tatil günlerinde sunum kampı da ne demekmiş? Böyle geniş aile mi olurmuş? Bu işler boş işlermiş. Davaymış, hizmetmiş, tebliğmiş… Bunlar modası geçmiş şeylermiş. Hep aynı şarkıyı söylüyor, aynı kişileri dinliyormuşuz. Fazla düşünmemeliymişiz. Beş şıktan doğru olanı işaretlemek yeterliymiş. Ve daha neler neler…

Bir Zen sözü der ki: “Hiçbir tohum, çiçeği göremez. Var olmak, yok olmayı göze alabilenlerin işidir.”

Biz Genç Düşünce Platformu olarak kurtuluşumuzun ve varlığımızın bir anlama kavuşmasının ancak Allah’a hizmet dairesindeki bir yok oluşla mümkün olacağına inanıyoruz. İsmet Özel’in dediği gibi: “Okumanın rehberi, okumaktır.” diyoruz.

Eğer bir şey onarılacaksa bu önce zihniyet onarımı olacak.” diyoruz.
Çünkü farkındayız, zihinlerimiz bulanık, kafalarımız karışık. İslam’ın inşa ettiği akıldan uzaktayız. Durulmak ve akıllanmak istiyoruz. Sorular soruyor, cevapların peşine düşüyoruz. Sorularımızın ve cevaplarımızın selameti için kendi dilimizle, kendi kelimelerimizle konuşmanın önemine inanıyoruz. Bizimle aynı dili konuştuklarına inandıklarımızın kapılarını çalıyoruz.

Rasim Özdenören’e itimad ediyoruz. Şöyle diyor: “İslam’da belki aklı aşan hüküm vardır, fakat akla aykırı hüküm yoktur.” “Amenna!” diyoruz.

“Paramız ve gücümüz olduğunda her şey düzelecek.” demiyoruz. Değerin para ve güç üretebileceğine inanıyoruz; fakat para ve gücün değer üretebileceğine inanmıyoruz.

Merhum Bilge Kral Aliya’nın dediği gibi: “Karizması olan bir şey varsa, ızdıraptır.” diyoruz. İsmet Özel’in “Acı duymak ruhun fiyakasıdır.” sözüne katılıyor, fiyakalı ruhların mütevazı duruşuna talip oluyoruz.

İlahi mesajın sonraki ilkbaharlarda zuhur edebilmesi ümidiyle ahir zaman denen bu sonbaharda toprağın bağrına saplanmayı bir ikram, bir şeref kabul ediyoruz.

Ali Ramazan TOKALI
GDP Koordinatörü



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>