Pages

Categories

Ara

Yaşamak

Yaşamak

11 Kasım 2014
Genç Düşünce Platformu, Öğrenci Yazıları
Henüz yorum yapılmamış

“yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan
beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz.”

“Ben, Cahit’in filozofluğunu Yaşamak yayınladıktan sonra anladım.” diyor şair Erdem Beyazıt. Yaşamaktan nasibini almış bir adam Zarifoğlu. Hayatı vicdan penceresinden seyreden bir adamın, acılarını, varlıktan damıttığı hikmetle cemetmesi neticesinde meydana gelen bir kitap, bir kalp tercümesi ve elbette ki filozofça.  “İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim.” demişti. Yaşamak Zarif Çoban’ın içini bir dolap gibi açtığı ve kalbi olanların, kalbini tanıyanların fazlasıyla müteessir olacağı bir kitap.

Yaşamak, ne kendisine günlük denilerek basite indirgenecek bir kitap, ne de hikâye ya da roman denilerek bir olmamışlık ihtimaline sıkıştırılacak bir kitaptır. Yaşamak, Müslüman bir şairin ‘yaşamak’larının ağırlandığı bir kitap. Okunacaksa bu hayret ve heyecan içinde okunmalı, üzerine düşünülecekse bir şairden bahsolunduğu gözönüne alınarak düşünülmelidir. Ve ayrıca belirtelim ki, bu şairden de uzun uzun bahsetmek gerektir.

“Ruhları korumanın zorluğunu anlıyorsun. Ah kardeşler, gönlümün yükünü kaldıramıyorum.” Cahit Zarifoğlu dünyanın kanlı iki eliyle, uzun uzun boğazımıza -doğrusu kalbimize- sarıldığı bir zamanda, bir kalbi olduğunu bilmiş ve dahi o kalbi tanımak marifetinin gösterebilmiş bir yalnız ardıç.

Yaşamak, hayatı çocukça bir hayret ve zarifçe bir aşkla seyreden bir adamın atlara ve uzaklara duyduğu hayranlıktan dem vurmakta. Zarifoğlu’nun bu dünyada eğreti durmuş olduğunu söylemenin yanlış olacağı kanaatindeyim. Hakikat, bu dünyanın onda eğreti durmuş olduğudur.

“bakıyorum. Ruhumuz dar bir şeridin içinden sızılarla geçiyor.” demiş ve bu sızıları kemalata uzanan o uzunca yolun kenar taşları kılmıştır. “Ve yeryüzü hüznü avutacak gibi değil.” diyerek tarifi engin bir safiyet haline erişmiştir. Muhakkak ki sözler, kendilerine hayat verenler kadar değerli. Muhakkak ki yeryüzü, hüznü avutacak gibi değil.

Şairi anlamaksa elbette ki şiiri anlamaktan geçer. Yalnız bu, Zarifoğlu için geçer akçe değildir. Onu anlamak için onun şiirine, o şiirin şarkısına kulak vermiş ve hatta eşlik etmiş olmak gerekir. Ancak bu takdirde “Bu arada kendime kalınca sakin ol diyorum ama ne zamana kadar. Bu kaçıncı gecedir kendi kendime onunla konuşuyorum.” cümlesi daha derin bir mana kazanır. Ancak bu takdirde “İnsanlar, yorgun insanlar, büyümeyin.” yakarışı insan için vaktin akışını durdurabilir, zamanın ruhumuza doladığı kalıplardan, çevirdiği duvarlardan bizi arındırabilir. Yaşamak bizlere, modern zamanların kal ile hali birbirine ırak kılan tavrını kendine düşman bilmiş Müslüman bir adamın, dünyayı nasıl ve ne olarak gördüğü hususunda müthiş ipuçları veriyor.” İçinizde ve elinizde karşılığı bile bulunduğuna bakmadan yaparak yaşayın inandıklarınızı. Başkalarına söylemeden, başkalarına söyleyerek, entelektüelce zevkini tatmayı bir yana bırakarak yapın inandıklarınızı. Sözleriniz değil, ama güneş doğmamışken, gecenin sabaha karşıki besleyici karanlığında sizi mescide giderken görmek inandırır beni” diyerek Muhammedi bir samimiyet anlayışı sunmuştur kendisini okuyanlara.

Zarifoğlu’nun gerek şiirlerinde gerekse nesirlerinde sıklıkla dile getirmiş olduğu insan vurgusu onun dünyaya ve Allah’a bakışını anlayabilmemiz için üzerinde durmamız gereken bir husus. “Diyorum ki her şeye rağmen insan mühimdir.” O insanın kendini, kalbini tanıması gerektiğini düşünür ve bunu anlatılabilecek en arı ifadelerle anlatır. Anadan doğma bir şair olmanın getirdiği, varlıktaki şiirle* (Dipnot: “Ah şiiri bir de yazılan şeylerden ibaret sanmasak.”) en tabii irtibatı kurabiliyor olmak kabiliyeti onun şiirlerinde apaçık belli eder kendini.

Menziller şiirinin son beytini buraya taşıyor ve bir kez de kendim için okuyarak bu yazıyı nihayete erdiren Allah’a hamdediyorum.

“Dinlen ey Zarif bilatedbir çok söz açtın

Bu kırık akılla ne cürettir yaptığın”

Melikşah Ertuğrul Çay



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>