Pages

Categories

Ara

Yaşamak

Yaşamak

Bu kitapla Cahit Zarifoğlu ile tanıştım diyebilirim. Benim aklımda o bir çocuk yazarıydı, “Zarif Adam” değildi. Benim için o karakaşlı, kara saçlı da değildi. 47 yaşında da vefat etmemişti.

İlk sayfaları okuduğumda bu kitabı okuyan herkes gibi bunun bizim “Sevgili Günlük” diye başlayan sıradan günlüklerimizden olmadığını anladım. Kelimelerin dizilişi zihinden fırlamış gibi karışıktı fakat taptazeydi sözcükler. Aslında bizim düşüncelerimiz de böyle kopuk kopuk, karmaşıktır. Sadece biz biliriz anlamını, sorun yoktur bizim için. Onu kağıda dökmek için masaya oturduğumuzda ise bir dururuz. Düşüncelerimizi sıraya koyar, herkesin anlayacağı cümleler yaparız. Fakat Cahit Zarifoğlu bunu yapmamış. Bir yazıyı okuduğunuzda hiçbir şey çıkartamıyorsunuz içinden. Bu durum birçok insanın bu kitabı sevmemesine, okumamasına yol açıyor fakat kendinizi bir kaptırsanız… Anlamıyorsunuz ama hissediyorsunuz. Karşınızda bir insan var, içinden geleni anlatıyor öyle. Öyle dediğime bakmayın çok zarif, masum yazılar bunlar. Kalbiniz yavaş yavaş yumuşuyor hatta merhamet duyuyorsunuz. Biraz kendinizi buluyorsunuz, o da benim gibi düşünüyor hissediyormuş diyorsunuz. Bu kitap o kara kaşlı, kara saçlı vefat etmiş şairle bir bağ kurmama fazlasıyla yetti.

 Elifnur Sezgin



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>