Pages

Categories

Ara

Kitap Tahlili: Var Olmak – Satırlar

Kitap Tahlili: Var Olmak – Satırlar

VAR OLMAK – Satırlar

“Bir menfaatin tatmini, bütün varlığı darlığa düşürücüdür. “

Zeynep Saime Şahin -s.18

“Ağlayabilenler ne bahtiyardır! Onlar asla bedbin değildirler. Felâket her zaman zannedildiği gibi fena değildir.”

Zeynep Saime Şahin -s.19

“İnsan öyle bir ağaçtır ki meyve vermezse kuruyor.”

Zeynep Saime Şahin -s.21

“Var olmak gerçek manasıyla var olmak, hareketleriyle düşüncesini sonsuzluğa istinat ettirmek demektir ve böylelikle kendi varlığını sonsuzlukta aramak demektir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 23

“İnanmak, gerçek ve şahsi tanıyış, sevmekse gerçek yaşayıştır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 24

“Sevmeyenler, yaşamayanlardır. Onlar ölü ruhlardır. Her an toprağından taze hayat fışkırtan tarlanın üstüne atılmış kuru kütüklerdir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 24

“İnançlarım, muhakememin ulaşamadığı bir âlemde meydana gelmektedir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 26

“Aşkın şahidi ise ızdıraptır. Izdırapsız hareket, ne de gerçek düşünce doğabiliyor. Her inanma hareketinde sevilen bir ızdırap saklıdır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 26

“İhtirasların sahasındaki bütün döğüşmeler, bütün ayrılıklar bizi hakikatten uzaklaştırmaktadır. Çünkü ihtirasların hepsi hakikatlerden uzaklaştırıcıdır. Ölçülerimizin hepsi izafidir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 29

“Bilmekte ne var ki insanı bedbaht yapıyor?” … “Bilmek seyretmek değildir, bir sırrı çözmektir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 31

“İnsanı idare eden bir büyük kanun var: İçsel ve sebepsiz merak ve sıkıntı kanunu. …Hareket, bu merak ve sıkıntıdan kurtulmak için sanki bir cehd, içimizden dışarı, bir atılıştır. Lâkin bilmek ne oluyor? …Bunun sebebi selâmetini aramak ihtirasıdır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 32

“Gerçeğin bilgisi olan fikir kimin hakikatıdır? Zira hepimizin hakikatleri başka başkadır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 35

“Çokluğun vehim olduğu anlaşılacak, her şey Bir’de birleşecektir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 37

“Şüphesiz ki bilen sever, af eder, sabır eder.”

Zeynep Saime Şahin -s. 38

“Akıl, insanoğlunu dünyaya sultan yapan cevherdir. Aklın eseri olan ilim, merhamete nazaran pek küçük bir şeydir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 39

“Merhamet, Allah’la ansızın vaki olan buluşma halidir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 40

“Zaman ve mekan çerçeveleri içinde yaşayan şeylerden hiçbiri yoktur ki, aşkın gelişiyle kaçıp kaybolmasın. Onun bizde yok ettiği şeylerin sonuncusu da ölümdür. O, ölümden kurtaran kuvvettir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 43

“Akıl bizdeki bostan korkuluğudur, yüksekte uçan kuşlar ondan kaçarlar. Aşk bir kuştur ki, bir başa konmadıkça aranmaz.”

Zeynep Saime Şahin -s. 44

“Akıl insanları uçsuz bir denizin kenarına kadar götürüyor. Eğer insanda aşk denizine açılacak güç bulunmazsa, aklın onu bıraktığı kıyılarda çarpan fırtına ile helak olacaktır. Hayat dediğimiz, işte bu kıyıların fırtınasıdır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 44

“Âşıkların ölümüne ağlarken asıl kendimize ağlıyoruz; bizi onların hicranında yaşamaya mahkum eden talihimize ağlıyoruz.”

Zeynep Saime Şahin -s. 46

“Unutmak denilen o müthiş hem de kurtarıcı musibet, daha yaşarken hayat yolunda adım adım öldüğümüzü göstermiyor mu?”

Zeynep Saime Şahin -s. 48

“Zulüm denen canavarı büyük kuvvet ve devlet sahiplerinin varlığında tanımak, kendimizi aldatmak olur. Gerçekte hepimizin etrafı halka halka zalimlerle çevrilmiş bulunuyor.”

Zeynep Saime Şahin -s. 52

“Ruhun da bir gayesi var: O, Allah’a doğru yolculuktadır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 58

“Fâtihleri, âbitleri ve daha nice hayat kahramanlarını telef eden işte odur, o samimiyetsizlik.”

Zeynep Saime Şahin -s. 60

“Şüphesiz ki vahşi hayvanlar korktukları için saldırırlar. Fakat başka türlü davranışa kabiliyetleri yoktur ve kudretleri yoktur. Evet onlar âcizdirler.”

Zeynep Saime Şahin -s. 69

“İngiliz hâkimlerinin karşısında cesaret ve samimiyetle, kendisine kanunun en ağır cezasının verilmesini isteyen Gandi hür insandı. Sivas muhafızlarını diri diri toprağa gömdüren Timur, tarihin kaydettiği en bedbaht esirlerdendir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 70

“Senin yıkmak, devirmek istediğini ben kurtarmak isterken bu halime sen acz diyeceksin. Evet, hür olduğum için senin istediklerini yapmaktan acizim, yıkamam, iftira edemem, yalan söyleyemem, zulmedemem. İşte bendeki bu muhteşem aczin ilâhî adı hürriyettir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 74

“Hür vatandaş yetiştirmek isteyen, nesilleri sürü haline getirmekten korksun. Her sürü esir sürüsüdür.”

Zeynep Saime Şahin -s. 76

“Izdırap, insanda kalbin varlığına ilk alamettir ve onun dost gibi karşılanması kalbin şaheseridir. Her şeyi kaybetmede en büyük kazancı arayan kalp, böylelikle muradına ermiş oluyor. Zira “sevilen kaybedildiği zaman ruh göklere yükselir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 82

“Bana yaşamak öğretilmeliydi.”

Zeynep Saime Şahin -s. 96

“Izdırabımı kaybetmekten korkuyorum ve saadete götüren yolda hızla uzaklaşarak, ızdırabın cehenneminde benliğimin tahammülünü denedim.”

Zeynep Saime Şahin -s. 97

“Çocuk denen nüsha-i kübra olan bu ilâhî cevherden bin bir havyanın hırslarıyla yüklü çehreler çıkarmak hüner mi, inkılâp mı, nedir dersiniz?”

Zeynep Saime Şahin -s. 104

“Aydınlık görmemiş gözler, güneşi ne bilsinler!”

Zeynep Saime Şahin -s. 105

“Hakikat güneşine götüren yol, dosdoğru, dümdüz bir yoldur. Lâkin insanlar içinde bu yolun yolcusu azdır da karmakarışık, dolambaçlı yolların yolcusu çoktur.”

Zeynep Saime Şahin -s. 111

“Kulların duasını Hakk’a ulaştırmak istersek Hakk’ın muradını kullarına tanıtalım. Hakikat güneşi karşımızda parlamakta iken gözlerimizi kapatmayacak kadar kuvvetli ve cesur olalım.”

Zeynep Saime Şahin -s. 111

“Biliyorsun ki göz de gönül de birer merdiven. Tırmanacağın yer, hem senden çok uzak, hem de sendedir. Oraya gitmek için çile çekmek, yaş akıtmak da yetmiyor. Bekle ki büyük kapı kendiliğinden açılsın. Ama toprağa konan ölü gibi sabretme sakın; toprağa süzülen su gibi sabret. O su, toprak altındaki ölülerden de diri bedenler fışkırtacaktır. Hem sabrederken de hiç, ama hiç uyumamak şarttır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 114

“Çile, yaşama ile ölümün iç içe geçmesi halidir. Varlığımızın her an ölmesi ve yeniden her an yaratılmasıdır; her an ölmek için yine her an doğmasıdır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 115

“Bütün ümitlerin kesildiği bir kapının eşiğinde ağlayabilenler ne bahtiyardır! “Gel” diyensesi onlar kapının arkasından almasalar bile göz yaşlarıyla çalkalanan içlerindeki deryada duyarlar ve ölüme kadar ümitlidirler.”

Zeynep Saime Şahin -s. 119

“Sonsuzluk, sonu olan varlığa sığmıyor. Bir damlada bir umman barındıran insan, taşıp taşıp kendine dolmadıkça, aklın karanlıklarında gömülmeye mahkûmdur.”

Zeynep Saime Şahin -s. 119

“Bendeki bunca ümitleri boğan ümitsizliğin kucağında var olmak belâlı bir vehim, yaşamak boş şeydir. O, en açık deyişle yorulmak için koşmak, ölmek için yaşamaktır. Yaşamak, burda ölüm nöbetini beklemektir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 122

“Merhameti bütün sevdaların üstüne yükseltmezsek ruhumuza acıyan bulunmayacaktır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 126

“Hem düşman kılıcı ile ölmek de bir şey mi sanki? Ölümün bol lezzetini tatmak istiyorsan dost eliyle her gün öldürülmelisin. Neden gül bahçeleri kanlar kokuyor?”

Zeynep Saime Şahin -s. 129

“Bırak ki vücudun gibi kalbin de lime lime doğranacak olsun. Bunca saadet sana yetmiyor mu?”

Zeynep Saime Şahin -s. 130

“Her şeyden şüphe edilir, kalbden şüphe edilmez. Her şeyi kırmak caiz olur, kalp kırmak cinayettir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 133

“Kalbin emirleri bir zorbadan, bir zenginden, bir hırstan alınır mı sanırsın? Onun emirleri nâzenin bir ağaçtan, hıçkıran bir kuştan, ağlayan bir dereden alınır.”

Zeynep Saime Şahin -s. 134

“Hiç kalbi kırılmadan ölen varsa yazık ona, o hiç yaşamamış demektir.”

Zeynep Saime Şahin -s. 135

 



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>