Pages

Categories

Ara



İnceleme: “Yatağına Kırgın Irmaklar”

İnceleme: “Yatağına Kırgın Irmaklar”

14 Ekim 2014
Genç Düşünce Platformu, Horanta Dergisi, Mezunlar
Henüz yorum yapılmamış

İnceleme: “Yatağına Kırgın Irmaklar”

Ahmet Turan Alkan, üslubunu bulmak üzere çıktığı yolda okuyucuyu kendisine yoldaş olmaya davet ediyor. Bu davete icabet eden okuyucunun nasibineyse, Yatağına Kırgın Irmaklar’ın sayfalarında,  yazarının gözlem ve tecrübeleriyle ilmek ilmek işlediği, farklı konulardan müteşekkil, “bize, Anadolu’ya ve kadim medeniyetimize dair” denemeleri okumak düşüyor.

Bir kitabın ismi, adeta kitabın kapısı gibidir. Kitaba dair ilk intibalarımız isme göre şekillenir ve aslında kulağına adı fısıldanan her bebek gibi, kitap da o isimle ilkin emekler, sonra yürür ve koşar. İsmiyle büyür anlayacağınız. ‘Yatağına Kırgın Irmaklar’ ifadesi birden çok anlamı barındırıyor içinde. Bunlardan biri, ırmağın, aidiyetini belirten, mevcudiyetini koruyan yatağını terk etmesini, ona küsmesini ifade ediyor. Tıpkı Osmanlı’nın çöküşünden sonra, yeni kurulan devletin, bir yeniklik psikolojisiyle, İslam referanslı yaşam tarzını reddetmesi gibi… Diğer bir anlam ise, deyimden de malum olduğunuz üzere, suyun yolunu bulup akacağına işaret ediyor. Vakti zamanında, Müslümanlar olarak şaştığımız sıratı müstakım çizgisi gibi, yatağının dışına taşan ırmağın doğanın kanunu icabı yatağına tekrar kırılıp, yolunu bulacağını söylüyor. Bu bakımdan kitabın ismi istikametinden saptığımız yola geri dönme ümidini dillendiriyor. Bize de yazara eşlik etmek ve duasına âmin demek düşüyor. Peki yazar neyi, nasıl söylüyor?

Kitabı tahlil ederken önce biçimi ele almanın daha uygun olacağı kanaatindeyim. Yazarın üslubunu inşa etmek üzere kaleme aldığı kitabında, engin kelime dağarcığı hemen göze çarpıyor. Yazar, savunduğu düşüncelerle paralellik arz eden bir dil kullanarak, seçimini eski Türkçe kelimelerden yana yapıyor. Bu da özellikle genç okuyucuları sözlük kullanarak okuma yapmaya yönlendiriyor. Kitaptaki şu ifadeler yazarın kelime seçimindeki gizli niyetini ortaya koyar gibi:

“Sizi lügatlere ve emsali kaynaklara gönderen yazılar aslında sizin lisanınızı inşa ve tahkim ediyor demektir.”

Yazarın, üstünde çalışılmış üslubu, bizlere edebi bir bakış açısı ve bu anlamda bir doyum sağlasa da, cümlelerin uzunluğu, uzun soluklu okumalarda okuyucuyu mevzudan koparıyor. Yazarın yazıların başında amacı belirterek girizgâhını kurması, dikkati toplamaya vesile olurken; yazılarını, toplayıcı final cümleleriyle bitirmesi konuyu özetlemesi bakımından faydalı oluyor.

Kitabın temel çıkış noktası, birçok makaleye konu olmuş, akademisyenlerce gündem edilmiş olan medeniyetlerin dünya tasavvuru ve tasarrufu. Kitapta Anadolu’nun İslam’la yoğrulmuş geleneğine değinilirken, zaman içinde küreselleşen dünyada, popüler kültürün evlerin mahrem duvarlarını aşıp hayatlarımıza dâhil oluşu, değişen eşya, insan ve tarih gibi temel algılarımız anlatılıyor. Yazar bu süreçte gençlik anılarını paylaşarak, hayatlarımızda kısa zamanda peyda olan değişiklikleri ve beraberindeki anlam kaybını gözler önüne seriyor.  Kitapta yazarın bu konu hususundaki tespitleri bizleri fark etmeye, bu vesileyle zihnimizi kabul ettiğimiz dinin öngördüğü şekilde yeniden inşa etmeye çağırıyor.

 Kitabın 199. sayfasına bir göz atalım:

“Dinin kendisinde bir değişme olmadığına göre, aksaklığı modernitenin ağır saldırısı karşısında darmadağın olan Müslüman bilincinde aramak gerekir. Müslüman bilinci, yüksek teknolojinin son derece etkili meydan okumasına cevap veremediği için yaşadığı dünyayı yorumlamakta ve onunla ilişkisini tanzimde derin bir kırılmaya uğramıştır. İşin püf noktasını yüksek teknoloji üretme bilgisinde arayan Müslüman, uğradığı rü’yet kayması yüzünden bugün eşya ve muhite dair birikimini yeniden keşf ve fethetmek zorundadır.”

Yazar, İslam’ın şiarını da ortaya koyarak, demin zikredilen babda belirtildiği üzere çıkılması elzem olan keşif yolculuğumuza bir katkı daha sağlıyor:

“İslam, Müslüman milletlerin mücadele parolası veya istiklal doktrini değil, dünyayı, öncesi ve sonrasıyla ıslah etme ve güzelleştirme projesi olarak anlaşılmalı.”(sayfa:167)

İslamın evvela zihin dünyasında kurduğu medeniyete ilişkin devam niteliğinde şunlar zikrediliyor:

“Allah’ın hukuku sadece Yaratan-insan veya insan-insan ilişkisini değil, yaratılan-yaratılan ilişkilerini de kaplar. Öyleyse sadece idrak edebildiğimiz dünyayı değil , bütün mevcudu örten bir hukuka riayet etmek mecburiyetindeyiz demektir.”(sayfa:202)

Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri de bağlam dolayısıyla ‘tasarruf’ kelimesinin sıkça kullanılmasıydı. Mevzubahis kelime, belirtilen problemlerde kilit bir ifade oluşturduğundan fazlaca kullanılmış olsa gerek. Eşya üzerinde tasarruf,zaman ve hayat üzerinde tasarruf…Ben böyle düşünürken, yazarın bu kelime üzerinden verdiği mesaja bakalım:

“tasarrufla, tüketim kelimeleri arasındaki kapsam derinliği bile nereden nereye geldiğimizi zerafetle hatırlatıyor.”(sayfa:216)

Kitapta en çok hoşuma giden bölümlerden biri olarak zikredebileceğim ‘Kuran ve Lisan’ başlıklı kısım, medeniyetin dile yaslanan kısmını vurguluyor ve bize tutunmamız gereken  ipin ana sütü gibi tertemiz bir lisan olması gerektiğini salık veriyor.

“Anadilini çer-çöp üzerine bina edenlerin aslında ikinci lisana ihtiyacı yok, çünkü insan var oluşunu ancak anadili üzerine, metîn bir eda ile oturmuş sahih bir dünya görüşü ile idrak edebilir, aksi hicrandır.” (sayfa:130)

Yazar önsözde alıntılamıştı, bizler de sonsöz niyetine değinelim. Nietzhche demiş ki: “Üslubu düzeltmek, düşünceyi düzeltmekten başka bir şey değildir.” Yazarın, üslubunu ararken düşüncelerini hizaya dizmek niyetiyle yazdığı Yatağına Kırgın Irmaklar, biz okuyuculara da içine doğduğumuz dünyaya ilişkin yargılarımızı gözden geçirmek ve tıpkı yazar gibi düşüncelerimizi düzeltmek imkanını tanıyor. Hulasa-i kelam, Yatağına Kırgın Irmaklar, Ahmet Turan Alkan’la tanışmak adına, onu okumak için ayırdığınız vaktin hakkını verecek bir kitap…

Elif Nur ÖZTEKİN
Genç Düşünce Platformu
Mezunlar Kademesi



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>