Pages

Categories

Ara



Hikâye Anlatmayı Eğlenceli Bir Aile İlişkisine Dönüştürmek

Hikâye Anlatmayı Eğlenceli Bir Aile İlişkisine Dönüştürmek

31 Ekim 2017
Genel
Henüz yorum yapılmamış

İnsanlar yüzyıllardır bütün kültürlerde hikâye anlatır. Hikâyeler insanları bir araya getirir, eğlendirir, eğitir ve rahatlatır. İnsan beyni hikâyelere çok bağlıdır. İyi bir hikâye oksitosin düzeyini yükselterek beyinde günlerce sürecek değişikliklere sebep olabilir. Hikâyeler, bilginin daha fazla hatırlanmasını sağlar. İşte, hikâyelerin evinizdeki herkes için yararlı olmasının sebepleri:

 Hikâye anlatmak çocukların zihnini açar

Araştırmacılar, hikâye anlatmanın erken çocukluk döneminden başlayarak, dil gelişiminin doğal ve önemli bir parçası olduğunu söylüyor. Yeni bir araştırma, çocukların duydukları bir kelimeyi okumayı daha kolay öğrendiklerini ortaya koydu. Günlük konuşmalarımda “ışıldar” ya da “pırıltılar saçar” gibi ifadeleri pek kullanmam ama bu hafta çocuklarıma yatırmadan önce “Büyülü Midilli” hikâyesini okurken iki ifadeyi de kullandım. Hikâye anlatma becerilerini iyileştirmek çocukların okulda yazılı anlatım ve okuduğunu anlama konularında destekler.

Hikâyeler iş hayatınızla özel hayatınızı canlandırır

Dünyanın prestijli iş ve yönetim dergilerinden “Harvard Business Review” yazarları, hikâye anlatmayı bir bağlanma hissi oluşturmanın ve ilham verici sunumlar yapmanın en önemli araçlarından birisi olarak yere göğe koyamıyorlar. Hatta hikâye anlatmayı, iş dünyasının çok güçlü bir stratejik aracı olarak görüyorlar.

Sosyal ortamlarda ilgi çekici hikâyeler anlatıp anlatamamanız sizi başarıya ulaştırabilir ya da çuvallamanıza sebep olabilir. Sonu gelmeyen bir destanı dinlemeye ya da “Karşımdaki Kişiyle Konuşacak Hiçbir Şeyim Yok” sessizliğine mahkûm olmak bir akşamı berbat etmeye yeter.

Birlikte hikâyeler anlatmak aile yakınlaşmasını güçlendirir. Hikâye anlatma becerisi herhangi bir alet, pil ya da başka bir şey gerektirmez, her yere kolayca taşınır.

Bütün bu avantajları ortada olduğuna göre, aile bireylerinizin birer hikâye anlatıcısı olması için neler yapabilirsiniz?

Hikâye anlatmayı günlük bir rutine oturtun

Çocuklar ve büyükler, ailece bir araya geldiğinizde ya da yemekte “gününün hikâyesini” anlatsın. Bunu bu şekilde söylediğimde, çocuklarım okulda yaptıkları şeylerle ilgili olarak en fazla “hiçbir şey” diyebiliyor. Ben de kendi günümü hikâye ederken onlara o gün bir saka kuşu görmemin ya da kaybettiğimi sandığım güneş gözlüklerimi bulmamın anlatmaya değer olduğunu gösterebiliyorum.

Okul öncesi öğretmenlerini örnek alın

İlk işlerimden birisi bir anaokulunda yardımcı öğretmenlikti. Bir gece çevredeki bir restoranda yangın çıktı ve çocuklar ertesi gün okula gelirken yangın enkazını gördüler. Öğretmenleri güne başlarken çocuklara gece olanları oyuncak bebekleri kullanarak anlattı: Bebekler restorandaki yangını fark ettiler, itfaiyeyi aradılar, itfaiyeciler yangını cesurca söndürdü, kimseye bir şey olmadı, binanın yeniden yapılması için planlar yapıldı. Öyle zor bir olayın, bu şekilde hikâyeyle anlatılması çok rahatlatıcıydı.

Hikâyeler aynı zamanda çocukları gelecekteki olaylara da hazırlar. Örneğin ailemi ziyaret etmek için uzun bir uçak yolculuğu yapmamız gerektiğinden, onlara gideceğimiz zaman küçük çocuğuma “Uçakta Uyuyacağız” hikâyesi anlatmak çok işe yarıyor.

Tekerleği yeniden icat etmeyin

Masalların ve halk hikâyelerinin yüzyıllardır sevilmesinin bir nedeni var. Bir defasında, kavga edip duran çocuklarıma, sakinleşmeleri için tamamen hazırlıksız olarak yalancı çobanın hikâyesini yeniden anlattım. Hikâyeye aylarca en sevdikleri hikâye oldu.

Çocuklar da hikâyeleri yeniden anlatabilir. Küçük çocuklarınıza bildikleri hikâyeleri oyuncaklarını kullanarak ya da kendilerinden bir şeyler katarak nasıl yeniden anlatabileceklerini gösterin. Çocuklar büyüdükçe hikâyelerin yeni versiyonlarını anlatabilir, yaratıcılıklarını ve oyun becerilerini de işin içine katarak bir hikâyeyi en çarpıcı şekilde anlatmak için birbirleriyle yarışabilirler bile.

Hikâyeyi ilmek ilmek örün

Jason Boog, “Okumaya Doğmak: Dijital Çağda Kitap Kurtları Yetiştirmek – Resimli Kitaplardan Elektronik Kitaplara ve Diğerlerine” adlı kitabında anne babalara her seferinde bir parça ekleyerek, hikâye anlatmaya bir Lego yapısı kurarmış gibi yaklaşmalarını öneriyor. Hikâyenize birkaç karakter, bir ortam ve basit bir temelle başlayın. Olayları bir problem ya da bir doruk noktası oluşturacak şekilde üst üste yerleştirin ve hepsinin üstüne tatmin edici bir sonuç koyun. Bunun için çocukların oyunlarını örnek alabilirsiniz: Büyülü unsurlar ve klasik iyi kötü çekişmeleri çok caziptir.

Anlattıklarınıza kişisel bir şeyler katın. Çok yorgunsam şöyle hikâyeler anlatıyorum: Çocuklar ormanda yürüyüşe çıkar. Özel güçleri olan bir şey bulurlar. Büyülü bir macera yaşarlar. Eve dönerler. Sonra uykuya dalarlar ki anneleri de uyuyabilsin.

Kendi aile karakterlerinizi yaratın

Büyük oğlumun tuvalet eğitimi sırasında, gerçek tuvalete gitmekten korkuyordu. Schipol havaalanının uygulamasını örnek alarak klozete bir sinek çıkartması yapıştırdım. Bir süre sonra sineğin bir adı oldu, hatta bir arkadaş bile edindi. Zippy ve Twirly yıllarca aile hikâyelerimizde rol aldılar. Yinelenen karakterler çocuklara cazip gelir ve bu karakterlerden başlayarak hikâyeler kurabilirsiniz.

Aile hikâyelerinizi aktarın

Büyülü böğürtlenler ve birbirleriyle konuşan böcekler bir yana, en iyi hikâyelerin bazıları kendi aile tarihinizden çıkar. Araştırmalar aile hikâyeleri dinlemenin empatiyi geliştirdiğini, olumlu kimlik oluşumuna katkıda bulunduğunu, hatta kaygı ve depresyon risklerini azalttığını ortaya koyuyor.

Oyunlaştırın

Ebeveynlikteki pek çok şey gibi, hikâye anlatmayı oyuna dönüştürmek her zaman için iyi bir harekettir. Bir muayenehanenin bekleme salonunda dergi karıştırırken dergide gördüğnüz fotoğraflardan bir hikâye uydurabilirsiniz. Ya da klasik, süper güçlere sahip bireylerden oluşan ekipler kurma oyununu yeni cümlelerle canlandırın.

Ailenin bir kamp ateşinin etrafında toplanması herkesin hikâye anlatma iştahını kabartır. İsterseniz arka bahçenizde bir kamp ateşi yakın, ya da yağmurlu bir öğleden sonra, televizyon ekranınızdaki şömine ateşi görüntüsü eşliğinde rahat kanepelerinize kurulun.

Hikâye anlatmak, insan olmanın en iyi yanlarını ortaya çıkartır: Yaratıcılık, zekâ, duygusallık ve bağ kurma. Kendinize bir dinleyici bulun ve hikâyenizi anlatmaya başlayın.

 

Not: Yazının çevirsi www.egitimpedia.com adresinden alınmıştır. Kendilerine bu yazıyı hazırladıkları için teşekkür ederiz.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>