Pages

Categories

Ara

Duların Gücü

Duların Gücü

8 Aralık 2014
Öğrenci Yazıları
Henüz yorum yapılmamış

Akşam yattığımızda sabah uyanıp uyanamayacağımızı bile bilmiyoruz. Ben hayatın ve sağlığın kıymetini kaybedince anladım ne yazık ki. Keşke bunun farkına elimizdekileri kaybetmeden varabilsek. Meğer eskiden ne çok şeye sahipmişiz.

Bir pazar günü içimdeki sebepsiz ve tuhaf bir sıkıntıyla “Bu gün dershaneye gitmesem ne olur.” diye düşünerek yola çıktım. O gün, dershanedeki ilk günümdü. Annemin ve babamın “gitme” ısrarlarına rağmen o tuhaf hisse rağmen gitmekte diretmiştim. Dershaneye varıp sınıfta en arka sıralardan birine oturdum. İlerleyen saatlerde eski okulumdan, arkadaşım Fatma’yı gördüm. Fatma mahalleden de arkadaşımdı. Ders bitiminden sonra eve beraber gitmek için sözleştik ve dershane çıkışında buluşup yola koyulduk. Beklediğimiz otobüs bir türlü gelmiyordu, biz de mahalle civarından geçtiğini sandığımız bir başka otobüse bindik. Hayli ilerlemiş olmamıza rağmen tanıdık bir yer görememiştik. O arada meraklanan annemle telefonda görüştüm. Otobüsün camından bildik bir yer görebilme ümidiyle dışarıyı izlerken karşımızda birden Haliç belirince yanlış arabaya bindiğimizi anladık.  Tam ters istikamette seyrediyorduk. Panikledik. Köprünün ayağında indik.  Saat hayli ilerlemiş ve gece karanlığını şehrin üstüne siyah bir tül gibi indirmişti. Şimdi önümüzde bir E5 vardı ve eve gitmek için karşıya geçmemiz gerekiyordu. Sağa sola baktık; ama ne bir altgeçit ne de bir üstgeçit vardı. Fatma karşıya yoldan geçelim diyince ben de kaybolmanın verdiği panikle tamam deyiverdim. Fatma önden, ben arkadan karşıya geçmeye çalışıyorduk ki son şeritten sonrasını hatırlamıyorum. Bana bir araba Fatma’ya iki araba vurmuş. En yakın hastaneye kaldırmışlar. Telefonla aileme haber vermişler. Annem ayakkabılarını bile giymeden hastaneye gelmiş. Beyin kanaması geçirdiğimi öğrenince ailem yıkılmış. Doktorların “Her şeye hazırlıklı olun.” demesi ise bu yıkımın tuz ve biberi olmuş. İki gün sonra Fatma hayatını kaybetmiş, yakınlarım daha bir korkmuş. Yirmi beş gün gibi uzun bir bekleyişten sonra uyandım ama sol tarafım felçli idi! Yoğun bakımdan servise çıkardılar. İki saat sonra öğretmenlerim ve okul idaresini yanımda görünce çok sevindim.

İlerleyen günlerde kendimi biraz daha toparlayınca sol tarafımı hareket ettirmeye başladım. Önce yürümeyi, sonra düşünmeyi öğrendim. Ve derken, doktorların ”İyileştin. Artık eve gidebilirsin.” dediğini duyunca baştan rüya sandığım bütün yaşadıklarımın gerçek olduğunu acı bir şekilde kavradım.    Nihayet üç aylık hastane dönemi bitmişti. Akabinde arkadaşlarımı çok özledim ve okula gideceğim diye tutturdum. Bir-iki gün gidip de hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını görünce okuldan soğudum. Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın derler ya, herkesin yapması ve benim hiçbir şey bilmemem çok garip hissettirdi. Bir süre ara verdikten sonra düzenli gelmeye başladım. Bir dönemim ufak bir panik yüzünden boşa gitmişti ama çok şükür.  Giden şey bir hayat da olabilirdi veya gelen şey engelli bir yaşam. Doktorlar anneme “Fıtrat dışı bir şey bu. Çok dua alıyor galiba.” demesi her şeyi açıklıyor. Bu kesinlikle duaların gücüydü!

Benim için dua eden herkese sonsuz minnetlerimi sunar, böyle bir olayın kimsenin başına gelmemesini Allah’tan dilerim.

Şeyma UZAN



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>