Pages

Categories

Ara



Çocukluğumuzun Bayramları

Çocukluğumuzun Bayramları

2 Ekim 2014
Öğretmen Yazıları
Henüz yorum yapılmamış

Hep deriz ya “nerede o eski bayramlarımız” diye. Böyle bir ruh hali içerisinde uzun süre oldum. Ama yıllar sonra anladım ki sadece bizim çocukluk zamanına denk geldiği için anlamlı oluyormuş. Çünkü yeni bir deneyim kazanıyorsun. Bütün ilk deneyimler hatırlanır ve özlemi çekilir. Şimdiki yirmili yaşlardaki gençlere sorsanız onlarda geçmişte yaşadıkları o bayramları güzel yad edip şu andaki bayramların ruhsuzluğundan dem vururlar.

Olan şey; sosyalleşme dönemindeki önemli bir deneyimin olmasıdır. Başlangıcı ve sonu belli olan bil oyun gibidir. Öyle bir sosyallik ki büyüklerde bu oyunun bir parçası olup rollerine bürünüyorlar. Belki de büyüklerimizin de katıldığı bir oyun olduğu için çok anlamlı geliyor dünyamıza.

Bu oyunda bir gün önce kavga eden büyükler barışıyorlar. Husumetlerin ve küslüklerin bir anda bitiyor.

Biz çocukların anlamlı bulduğu buydu. Bu günde yeni bir rol vardı. Bu rolle herkes mutluydu. Çocukların özlediği de bu olsa gerek. Herkesin bir kaç gün güzel şeyler konuştuğu, kalplerin kırılmadığı geniş bir kurguydu.

Tabi ki her dönemin kendine ait enstrümanları vardı. İşte bizim de kendi dönemimize ait o birkaç güne has olan ritüeller kalıcı hafızamızda yer ediniyordu. Yaş ilerledikçe hep o şekli ile arar duruyoruz.

Benim çocukluğumda özellikle ramazan bayramında önemli bir etkinlik vardı. Bayrama hazırlık her evde olurdu. Durumu ne olursa olsun herkes kendi imkanları nispetinde hazırlıklarını yapardı.  Bunlar özellikle tatlı ve böreklerdi.  Benim yaşadığım köyde bunlara ekstra olarak küçük çörekler yapılırdı. Ve köydeki çocuk sayısına denk gelecek kadar. Ayrıca eğlence mekanları düzenlenirdi.

Bayram sabahı erkenden kalkılır ve birkaç gün önce alınan yeni elbise ve ayakkabılar hayaller eşliğinde, annelerimiz tarafından giydirilip camiye gönderilirdik. Normal vakitlerde ve dahi Cuma namazında bile toplanamayan cemaat toplanmıştır. Herkesin gözleri gülüyor ve neşe içerisinde. Bir kısmı, sadece bir yıl içerisinde iki defa camiye gelmiş olmanın vermiş olduğu acemiliği bütün hareketlerinde belli olurdu.

Namazlar kılınır. Köyün büyükleri yuvarlak oluşturulup hızlı bir bayram merasimine geçilirdi. Bütün köy camide bayramlaşır. Tabi bir kısmı ramazandan çıkmış olmanın vermiş olduğu mutlulukla bayramlaşmaya katılmayıp dışarıda daha küçük grupla sigara eşliğinde görevlerini yerine getirirlerdi.

Sonra herkes evlerine dağılır. Evin büyüğü yerine geçer. Evde hazırlıklar tamamlanmış ve bayramlaşmaya geçilirdi hemen. Bir sıra oluşur evde. Evin reisinin eşi en önde bayramlaşır. Elini öper. Bir bayrama daha ulaşmış olmanın verdiği hüzün ve mutlulukla hemen ev reisinin yanına oturur. Artık diğerleri tek tek bayramlaşmaya başlar. Uzakta olanlar ya da yakın bir zamanda hakkın rahmetine kavuşanların ulaşamadığı bu anlar için duygulu ortam oluşur. Yakın zamanda kaybedilen birisi var ise o evde matem devam eder. Köy halkı ilk önce o evi ziyaret eder.

Kayıpların olmadığı evlerde hüzünlü dakikalar kahvaltı hazırlığı ile bölünür. Kahvaltılar yapılır. Geniş ailelerde, büyüklerin olduğu evlerde ilk gün bayram ziyaretleri imkânsızdır. Çünkü herkes ilk önce o eve gelir.

Ama çocuklar için bu geçerli değildir. Kahvaltımızı yaptıktan sonra köy çocukları toplanır bir meydanda. Bu yer bir gün öncesinden tespit edilmiştir. Herkes elinde bir poşetle bütün arkadaşların toplanmasını bekler.

Sonra tek tek evlere bayramlaşmak için gezilir. Şekerin lüks olduğu bir dönemde her evden her bir çocuk için hazırlanmış olan çörekler verilirdi. Herkese bir tane çörek döşerdi. Üç dört saat süren bayramlaşma ile bütün çocuklar evlerine dönerler. Hiçbir evde çörek eksik olmamıştır.

Sonra büyüklerinde katıldığı, kadın ve erkekler için ayrı ayrı yapılan eğlence yerleri vardı. Salıncaklar bir gün öncesinden hazırlanmıştır. Çocuklar için de hazırlanmış bu mekânlarda herkes eğlenirlerdi.

Bayramların böyle geçtiği çocukluk dönemi ileri yaşlarda özlenmemesi imkânsızdı. İşte bu yüzdendir ki daha çocukluğumdaki o bayramların tadını yakalayamadım. Ve yakalamam da imkânsızdır.

RECEP DAĞDEMİR
Psikolojik Danışman



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>